
TikTok’un haber tüketiminde hızla yükselmesi, medya dünyasında önemli bir kaymayı işaret ediyor. Beş yıl önce yalnızca %3’lük bir kitle haber için TikTok’a bakarken, bugün bu oran %20. Genç yetişkinlerde ise oran %40’ın üzerinde. Bu tablo, haberin artık aranan bir şey değil, algoritmalar tarafından önümüze çıkarılan bir şey olduğunu gösteriyor. Yayıncılar da bu nedenle içeriklerini sadece doğruluk için değil, aynı zamanda algoritmanın öne çıkaracağı formatlara göre tasarlıyor.
Google’ın yeni Canlı Arama özelliği ise aramanın doğasını değiştiriyor. Kullanıcılar artık kelime yazarak değil, kameradan göstererek bir şey arayabiliyor. Bu, markalar için şu soruyu gündeme getiriyor: ürününüz yalnızca anlatılabilir mi, yoksa doğrudan gösterilebilir mi? IKEA’nın kameradan çalışan ölçüm uygulaması ya da Nike’ın artırılmış gerçeklik denemeleri bu dönüşümün erken örnekleriydi.
Meta tarafında test edilen reklamsız abonelik seçeneği, reklamın değerinin yeniden tanımlandığını ortaya koyuyor. İnsanlar istemedikleri reklamı engellemek için ödeme yapmaya hazır, ama aynı zamanda Reels gibi formatlara daha çok zaman ayırıyorlar. Yani reklamın gelecekte değeri, yalnızca görünmekle değil, kabul edilebilir bir deneyim sunmakla ölçülecek.
Türkiye’deki mobil uygulama verileri ise ülkenin global ölçekte bir “test pazarı” haline geldiğini ortaya koyuyor. Genç nüfus, yüksek mobil penetrasyon ve yapay zeka destekli uygulamaların hızla benimsenmesi sayesinde, oyunlardan finans uygulamalarına kadar pek çok alanda yeni davranış kalıpları önce burada görülüyor.
Sonuç olarak, pazarlamanın rekabet alanı artık dikkat çekmekten çok, algoritmaların filtrelerinden geçerek güven kazanmak üzerine kurulu. Markalar için kritik soru, içeriklerini ve deneyimlerini bu yeni düzen içinde nasıl konumlandıracakları.
TikTok
Pew Research Center’ın son araştırması, ABD’de haber tüketim alışkanlıklarının hızla kaydığını gösteriyor: artık Amerikalı yetişkinlerin %20’si haberleri düzenli olarak TikTok’tan alıyor. 2020’de bu oran yalnızca %3’tü. Yani beş yıl içinde TikTok, “eğlence platformu” kimliğinden sıyrılıp, ciddi bir haber kaynağına dönüştü.
Detaylara inelim:
30 yaş altındaki Amerikalıların %43’ü haber için TikTok’a bakıyor.
30–49 yaş arasında oran yaklaşık %25.
50 yaş üstünde keskin bir düşüş var: 50–64 yaşta %10, 65+ grubunda sadece %3.
TikTok kullanan yetişkinlerin yarısından fazlası (%55) haberlerini buradan tüketiyor.

Bu tablo, medya ekosisteminde yeni bir güç dengesi yaratıyor. Çünkü TikTok, kullanıcıların haber aramak için girdiği bir yer değil; haber, algoritmanın öneri mekanizmasıyla önlerine geliyor. Yani içerik üreticileri için görünürlük sadece “haberi doğru sunmakla” değil, aynı zamanda onu “algoritmanın sevdiği şekilde paketlemekle” de mümkün.

Google, Amerika’daki kullanıcılar için “Canlı Arama” özelliğini yayına aldı. Bu özellikle birlikte artık arama yaparken sadece metin değil, anlık ses ve video paylaşımı da mümkün. Yani kullanıcılar yaşadıkları bir sorunu veya merak ettikleri bir ürünü doğrudan kameradan gösterebilecek. Bu, arama deneyimini görsel ve işitsel bağlama taşıyarak markalar için müşteri yolculuğunda yeni fırsatlar yaratabilir.
Google Ads, artık yeni eklenen dönüşümlerin otomatik olarak “hesap varsayılanı” olarak işaretlenmeyeceğini duyurdu. Daha önce bu ayar otomatikti ve raporlamalarda yanıltıcı sonuçlara yol açabiliyordu. Yeni güncelleme ile birlikte reklamverenler hangi dönüşümlerin “hesap geneline” yansıyacağına daha net şekilde karar verebilecek. Daha temiz veri, daha doğru optimizasyon.
Güncel veriler, Google’ın arama konusunda hala ChatGPT’den 210 kat daha fazla sorguya sahip olduğunu gösteriyor. ChatGPT’nin hızla büyüyen popülaritesine rağmen, kullanıcıların günlük arama alışkanlıklarında Google’ın hakimiyetinin kolay kolay sarsılmadığını ortaya koyuyor.
Google Ads, reklamverenlere yeni bir öneri sunmaya başladı: Eğer yönlendirme sayfanızda bağlı olmayan Google Analytics hesapları tespit edilirse, sistem size bu hesapları bağlamanızı öneriyor. Bu, özellikle veri bütünlüğünü güçlendirmek ve kampanya performansını daha sağlıklı ölçmek isteyen markalar için önemli bir adım.
Google, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yapay zeka odaklı yeni bir kaynak merkezi yayınladı. Bu merkez, KOBİ’lerin içerik üretiminden müşteri etkileşimine kadar pek çok alanda AI destekli araçlara erişmesini sağlıyor. Yani rekabet gücünü artırmak isteyen markalar için eşitlikçi bir kaldıraç sunuyor.
Google, Merchant Center Next içinde marka profilleri test etmeye başladı. Bu özellik ile markalar, kendi hikayelerini, değerlerini ve tekliflerini doğrudan arama sonuçlarında gösterebilecek. Yani sadece ürün fiyatıyla değil, marka kimliğiyle de görünür olma dönemi geliyor.
Google Ads, uygulama kampanyaları için mevsimsel teklif ayarlamaları özelliğini aktif etti. Reklamverenler artık belli dönemlerde (örneğin yılbaşı, okula dönüş, Black Friday) teklif stratejilerini hızlıca optimize edebilecek. Özellikle uygulama indirmelerinde yüksek rekabetli sezonlarda avantaj sağlamak mümkün olacak.
Meta
Meta, İngiltere’de Facebook ve Instagram için reklamsız abonelik seçeneğini devreye alıyor. Kullanıcılar artık reklam görmek istemezlerse abonelik ücreti (3 pound) ödeyebilecek.
Meta, geçtiğimiz hafta 3 milyar aylık aktif kullanıcıya ulaştığını açıklamıştı. Şirket bu büyümenin büyük kısmını kısa video formatı Reels’a bağlıyor. Bu doğrultuda platform şimdi Hindistan ve Güney Kore’de, Reels’ı ana giriş noktası haline getiren yeni arayüz testlerine başladı.
Yeni tasarımda:
Hikâyeler hala ekranın üst kısmında yer alıyor.
Alt menüde Reels ikinci sıraya yükseliyor.
DM sekmesi, Reels’ın hemen yanına taşınıyor.
Sıralama, DM → Keşfet → Profil şeklinde ilerliyor.
Sekmeler arasında geçiş yapmak için sağa/sola kaydırma özelliği devreye giriyor.
Meta, bu güncellemeyi öncelikle yüksek etkileşimli pazarlarda test ediyor ve ardından küresel lansmanı planlıyor.
Yapay Zeka Gündemi
OpenAI’ın ilk büyük marka kampanyasına dair hızlı bir okuma:
Okuma Önerileri:
Seemingly Conscious AI Is Coming | Mustafa Suleyman, Project Syndicate
My life’s mission has been to create safe, beneficial AI that will make the world a better place. But recently, I’ve been increasingly concerned about people starting to believe so strongly in AIs as conscious entities that they will advocate for “AI rights” and even citizenship. This development would represent a dangerous turn for the technology. It must be avoided. We must build AI for people, not to be people.
Fully automated luxury plagiarism: who owns what in the age of AI | Gus Harrison, It’s Nice That
Trying to discern the difference between inspiration and theft has bemused the creative industries for hundreds of years. But with the advent of generative AI we appear to have reached an epochal moment in this debate. Technology that harvests data from pre-existing works, and then uses it to generate entirely new content, raises a whole host of new questions about ownership and appropriation. If something is mechanically produced based on somebody else’s work: do they own it? Or if it looks different enough, can we understand it as something new?
AI Rehberleri #4: Marka tasarımında kullanabileceğiniz yapay zeka araçları | Doğa Yurduneri, Quando (Bir önceki sayıda yine bu köşede konuştuğumuz serinin yeni sayısı, iyi okumalar.
Araştırma, Rapor, İstatistik
B2B satın alma artık doğrusal ilerleyen bir yol değil; araştırmalar, karar süreçlerinin 211 gün sürdüğünü ve alıcıların kanallar arasında sürekli gidip geldiğini ortaya koyuyor. Bu karmaşıklığın merkezinde ise jenerasyonlar arası bir kayma var: B2B alıcılarının %71’i artık Y kuşağı ve Z kuşağından geliyor. Yani masa başında karar verenler, dijital yerliler.
Peki bu ne anlama geliyor? LinkedIn’in raporundan öne çıkan 4 trend:
Alıcı yolculuğu parçalı ve çok kanallı.
Alıcılar araştırma yaparken cihaz ve platform değiştiriyor, satın alım sürecinden önce kapsamlı bir şekilde içerik tüketiyor. LinkedIn, Audience Network’ten Thought Leader Ads’e kadar farklı formatlarla bu parçalı yolculukta markalara “güvenli temas noktaları” sunuyor.Video artık varsayılan format.
Özellikle Gen Z, B2B bağlamda bile videodan başka bir içerik görmek istemiyor. LinkedIn’de video tüketimi yılda %26 artmış durumda. Kısa, bağlama uygun ve profesyonel videolar, alıcıların güvenini kazanmanın yolu haline geliyor.Yaratıcılık satın almaya yön veriyor.
Karar vericilerin %49’u, yaratıcı reklamlarla karşılaştıklarında markayı daha fazla araştırmaya eğilimli.Güven yeni ROI metriği.
B2B pazarlamacıların %94’ü, başarı için en kritik faktörün güven olduğunu söylüyor. LinkedIn, en güvenilir B2B reklam platformu olarak öne çıkıyor; karar vericiler burada gördükleri içeriklere diğer platformlardan çok daha açık.

Türkiye, mobil uygulama ekonomisinde son yıllarda küresel bir oyuncu olma yolunda hızla ilerliyor. Adjust’ın 2025 Türkiye Spotlight raporu, yalnızca indirme ve kullanım istatistiklerini değil, aynı zamanda kullanıcı davranışlarını, sektörel büyüme alanlarını ve pazarlamacılar için ortaya çıkan fırsatları da ortaya koyuyor.
Öncelikle ülkemizin mobil oyunlar karnesine hızlı bir bakış atalım:
2024’te 3,66 milyar indirme ile Türkiye, küresel sıralamada 8. sıraya yerleşti.
Kullanıcılar, mobil uygulamalarda 101,5 milyar saat geçirdi.
Ülke nüfusunun %50,9’u 34 yaş altında.
%92,1 mobil hat penetrasyonu, %87 internet erişim oranı var.
Aslında bu rakamlar bile ülkemizin neden küresel uygulama ekonomisinin “laboratuvar pazarı” haline geldiğini açıklıyor: genç, mobil-first, yüksek etkileşimli bir kitle.
Markalar için ufak bir hatırlatma: Bu genç kitle aynı zamanda markalar için dijital davranışların en hızlı evrildiği segment.
AI Uygulamalarının Yükselişi
Türkiye’de yapay zeka destekli uygulamalar, niş bir alandan hızla ana akıma geçti.
GenAI indirmeleri 2024’te %142 arttı (11,3 milyondan 27,4 milyona).
ChatGPT, Google Gemini ve Chatbot AI en çok indirilenler arasında.
Chatbot indirmeleri yalnızca bir yılda 3 milyondan 10,3 milyona çıktı.
Peki mobil oyunlarda ülkece ne kadar vakit geçiriyoruz?
2025’in ilk yarısında oyun kurulumları %4, oturumlar %12 arttı.
Ortalama oturum süresi 32,8 dakika ile küresel ortalamanın üzerinde.
Ancak kullanıcı tutma oranları küreselin gerisinde:
gün: %19 (küresel %26)
gün: %5 (küresel %12)
gün: %1 (küresel %5)
Alt Kategorilerde Öne Çıkanlar
Kurulumda: Hypercasual %28,6 ile lider.
Oturumda: Müzik oyunları %28,7 ile zirvede.
Önemli: Türkiye’de oyunlar yüksek etkileşim yaratıyor, fakat kullanıcı ömrü kısa. Buradan çıkarılacak ders: ilk gün deneyimi kritik. AI tabanlı kişiselleştirme, oyun içi ekonomiler ve sosyal özellikler, retention açığını kapatmanın anahtarı.
Ayrıca:
2025’in ilk yarısında finans uygulaması kurulumları %30 arttı.
Oturumlar %4 düştü.
Ortalama oturum süresi: 6,18 dakika (düşüş trendinde).
Kullanıcı tutma oranları ise:
gün: %15 (küresel %13)
gün: %8 (küresel %6)
gün: %5 (küresel %2)
Bize düşündürdükleri: Türkiye’de finans uygulamaları daha kısa ama daha etkili oturumlarla öne çıkıyor. Bu, kullanıcıların hızlı işlem deneyimine önem verdiğini gösteriyor. “Frictionless UX” finans için olmazsa olmaz.
İşin e-ticaret kısmı nasıl peki?
2024’te kurulumlar %6, oturumlar %10 arttı.
2025’in ilk yarısında Türkiye’de kurulumlar %7 düşse de, küresel (-%14) ve MENAT (-%26) düşüşlerinin çok altında kaldı.
Oturumlar %4 arttı (küresel %2).
Kullanıcı tutma oranları ise:
gün: %14 (küresel %13)
gün: %7 (küresel %6)
gün: %3 (küresel %3).
Ne anlama geliyor? Türkiye, küresel dalgalanmalara rağmen e-ticarette dirençli. Daha kısa oturum süreleri, daha hızlı alışveriş akışına işaret ediyor. “Hızlı ticaret” ve BNPL (şimdi al, sonra öde) gibi trendler, bu davranışı destekliyor.
Sonuç olarak raporu incelediğimizde Türkiye’nin, mobil uygulama ekosisteminde artık sadece takip eden değil, trend belirleyen bir oyuncu olma yolunda ilerlediğini söylesek herhalde yanılmayız. Oyunlarda güçlü etkileşim, finans uygulamalarında hız ve pratiklik, e-ticarette dirençli büyüme ve yapay zekada inovatif yaklaşımlar, ülkeyi bölgesel bir hub konumuna taşıyor.
Yer İşaretleri
“Learn marketing” is the new “learn to code” | Francis Zierer, Creator Spotlight
Marketing is a broad field, but broadly speaking, success on any of the social platforms that Gen Alpha is growing up with requires an innate understanding of marketing skills. How to structure a video for viewer retention, how to put forward a character; how to capture and engage an audience. It’s their native language.
What If All Media is Marketing? | Doug Shapiro, The Mediator (uzun ama oldukça yararlı, düşündürücü ve sorgulayıcı bir okuma önerisi.)
Kapanış
TikTok’un haber kaynağı haline gelmesi, medya planlama için önemli bir işaret. İnsanlar artık haberleri arayarak bulmuyor, algoritma önlerine çıkarıyor. Bu, planlamada yalnızca “hangi içerik?” değil, “hangi format ve hangi akış?” sorularını da gündeme getiriyor. Örneğin, kısa ve dikey video kullanmak sadece eğlenceli içerik için değil, güvenilir bilgi aktarımı için de kritik hale geliyor.
Türkiye özelindeki mobil uygulama verileri de bize benzer bir ders veriyor. Oyunlarda çok yüksek kurulum rakamları var ama kullanıcılar çabuk eleniyor. İlk gün deneyimi iyi olan uygulamalar, uzun vadede daha yüksek tutma oranı elde ediyor. Medya kampanyaları için de bu geçerli: reklamın ilk teması çok güçlü olmalı. İlk birkaç saniyede kullanıcıyı yakalamayan bir içerik, sonraki temaslarda daha zor etki yaratıyor.
Planlamacı için çıkarılacak sonuç net: medya bütçesini yalnızca daha fazla gösterim almaya değil, ilk temasın kalitesini artırmaya da yönlendirmek gerekiyor. Yani sadece doğru kitleyi hedeflemek değil, o kitlenin karşısına çıkan ilk reklamın nasıl paketlendiğini düşünmek de en az o kadar değerli.



