
Platformlar artık içerik gösteren değil, davranış mimarisi kuran sistemlere dönüşüyor.
Bu haftaki gelişmeler, dijital platformların içerik stratejilerinden çok daha fazlasını yeniden tasarladığını gösteriyor. Meta’nın Avrupa’da siyasi ve toplumsal içerikli reklamları durdurma kararı, yalnızca regülasyon uyumu değil; aynı zamanda platform içi tartışma alanlarını yeniden çerçeveleme hamlesi. Politik reklamlar, kullanıcı davranışı üzerinde öngörülebilir etki yaratmanın en doğrudan yollarından biri. Bu boşluk, içerik üreticileri ve reklamverenler için stratejik bir yeniden konumlanma ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
Google cephesinde, arama ve alışveriş deneyimi kişiselleştirilmiş görsel senaryolarla yeniden tasarlanıyor. Kıyafetlerin kullanıcı vücut tipiyle simüle edilmesi, filtreli fiyat alarmları ve AI destekli öneriler yalnızca satın alma kararlarını hızlandırmıyor; aynı zamanda reklam görünürlüğünün biçimini de dönüştürüyor. Görsellik artık sadece destekleyici değil, kararın kendisi.
Buna paralel olarak, yapay zeka özet kutucuklarının organik linklerin tıklanma oranını %32 oranında düşürdüğü verisi, içerik stratejilerinde temel bir kırılmayı işaret ediyor. Artık SEO yatırımı sadece “ilk sıraya çıkmak”la sınırlı değil. Arama ekranındaki bilgi mimarisine uygun, uyumlu ve üstte kalabilen içerikler üretmek gerekiyor.
YouTube’un Shorts üretim sürecini yapay zeka ile neredeyse otomatikleştirmesi, yorum sistemini katmanlı ve uzun diyaloglara açması; TikTok’un canlı yayın stratejileriyle geleneksel yayıncılıkla melezlenmesi… Hepsi, sosyal platformların sadece içerik barındırmadığını; içerik tüketim ritmini aktif olarak yönettiğini gösteriyor.
Tüm bu hareketlilik bize tek bir şeyi söylüyor: Platformların doğası değişti. Artık yalnızca medya satın almıyoruz; algoritmik düzenleme katmanlarıyla örülmüş, davranışsal bir ekosisteme dahil oluyoruz. Bu yeni düzende marka olmak, içerik üretmekten çok, karar mimarisinde anlamlı bir pozisyon kazanmakla mümkün.
Meta
Meta, Ekim 2025 itibariyle Avrupa'da siyasi, seçim ve sosyal meselelerle ilgili reklamları tamamen durduracağını duyurdu. Bu karar, TTPA (Transparency in Targeted Political Advertising) regülasyonları doğrultusunda alındı. Meta, Avrupa pazarındaki reklam stratejisini radikal şekilde yeniden kurgularken, platform üzerindeki politik tartışma alanları da sessizleşecek gibi görünüyor.
Instagram, uzun süredir kullanıcılar arasında kafa karışıklığına neden olan "Link Bio'da" ifadesine dair net bir açıklama yaptı: Bu tür yönlendirmeler herhangi bir algoritmik cezaya neden olmuyor. Görünüşe göre platform, dışa bağlantı veren ifadeleri cezalandırmaktan çok, kullanıcı davranışına göre sınıflandırıyor.
Meta’nın genç kullanıcıların platform deneyimini düzenleyen adımlarına bir yenisi daha eklendi: Instagram, genç hesapların mesajlaştığı kişiler hakkında uyarı ekranları göstermeye başladı. "Bu kişiyi tanıyor musun?" gibi uyarılar, özellikle kötü niyetli teması azaltmayı hedefliyor.
Carousel formatındaki gönderilerde artık her bir fotoğraf ya da videonun beğeni sayısının ayrı ayrı gösterilmesi test ediliyor. Bu metrik değişikliği, çok parçalı içeriklerin analizinde daha detaylı içgörüler elde edilmesini sağlayabilir. İçerik üreticileri için tek bir gönderi içinde performans haritası çıkarmak mümkün olacak.
Okuma Önerisi: Facebook ranks worst for online harassment, according to a global activist survey
Instagram’ın geçtiğimiz yaz test etmeye başladığı unskippable “ad break” ads’ler kullanıcılar tarafından tepki görmeye başladı.

Editör Notu: Uygulamayı kullanırken bu reklam formatına denk geldiniz mi bilmiyorum ama ben geçtiğimiz günlerde karşılaştım ilk defa ve gerçekten sinir bozucu bir deneyim. Sosyal medya uygulamarının arkadaşlarımız/tanıdıklarımız vb. kişilerle bağ kurduğumuz bir yerden sadece reklam izlediğimiz bir platforma dönüşmesi, bundan 10 sene önce sadece bir distopya idi.
Konu ile ilgili güzel bir video önerisi:
BBC Global Youtube kanalında, Kyle Chayka ayrıca aynı konu üzerine Katty Kay ile de güzel bir sohbet gerçekleştirmiş, izlemenizi tavsiye ederiz.
Google, yapay zeka destekli yeni özelliğiyle alışveriş sonuçlarındaki kıyafetlerin kullanıcıların kendi fotoğrafları üzerinde nasıl duracağını görselleştirme imkanı sunuyor. Kullanıcılar vücut tiplerine uygun seçimler yaparak daha kişiselleştirilmiş karar verebiliyor. Online alışverişin en önemli sorunlarından biri olan "üzerimde nasıl durur?" sorusuna en net bir yanıtlardan biri olabilir bu özellik.
Amazon, Google Alışveriş kampanyalarını süresiz şekilde durdurdu. Bu kararın nedeni açıklanmadı ancak sektör içinden gelen sinyaller, maliyet/performans dengesizlikleri ve veriye erişim sınırlamaları olabileceğini gösteriyor. İki dev oyuncu arasındaki bu geçici kopukluk, reklamverenler için önemli bir değişken olabilir.
Google Alışveriş'e yeni bir özellik daha geldi: Kullanıcılar artık fiyat, beden ve renk gibi filtrelerle ürün alarmı kurabiliyor. Örneğin, "siyah, medium, 1500 TL altı" kriterine uyan bir ürün stoklara girerse, kullanıcı bilgilendiriliyor. Fırsat kaçırmama arzusuna doğrudan cevap veren bir geliştirme.
Eylül ayı itibariyle Google, yeni bir yapay zeka destekli deneyimi yayına alacak: "AI Mode" özelliği sayesinde kullanıcılar hem kıyafet kombinleri hem de ev dekorasyonu konusunda öneriler alabilecek. Bu, görsel arama motorunun kişisel stil danışmanına doğru evriminin ilk adımları olabilir mi?
Arama sonuçlarında yapay zeka daha görünür hale geliyor. Google, "Web Guide" isimli deneysel bir özellik ile kullanıcıya rehberli, daha küratörlü arama deneyimi sunmaya başladı. Klasik link listesi yapısı, bilgi haritalarına dönüşüyor olabilir.
Google Trends, alpha test kapsamında API erişimini açtı. Artık geliştiriciler, trend verilerine doğrudan ve sistematik şekilde erişebilecek. Bu, özellikle medya, pazarlama ve araştırma dünyası için uzun süredir beklenen bir adım.
YouTube, Shorts içerik üretimini kolaylaştırmak için yapay zeka destekli yeni araçlar tanıttı. Kullanıcılar artık bir görseli videoya dönüştürebilecek, üzerine efektler ve otomatik seslendirmeler ekleyebilecek. Dikey formatlı içerik üretim süreci neredeyse tam otomatik hale geliyor.
İçerik üretim süreci dışında yorum deneyimimiz de yeniden şekilleniyor gibi: YouTube, alt alta dizilen, katmanlı cevaplara imkan tanıyan yeni bir yorum sistemini test ediyor. TikTok’un düz ve hızlı yorumları yerine daha Reddit benzeri diyaloglara açık bir yapı hedefleniyor olabilir.

Google Ads, arama ve YouTube için yeni bir dönüşüm metriğini tanıttı: "Marka Aramaları". Bu metrik, bir kullanıcının reklamı gördükten sonra markayı Google’da arayıp aramadığını ölçüyor. Dolaylı etkiyi daha görünür kılma çabası.
Bir diğer önemli güncelleme, Google Analytics verilerinin büyük dil modelleriyle analiz edilmesini sağlayan Model Context Protocol (MCP) sunucusunun açık kaynaklı olarak yayınlanması oldu.
GrowthSRC’nin yeni raporuna göre, Google arama sonuçlarında görünen AI Overview kutucukları, organik sonuçlardaki ilk sıranın tıklanma oranını %32 düşürüyor. Yani kısaca kullanıcı cevabı yukarıda aldıysa, linke gitmeye gerek duymuyor.
Aynı konu ile ilgili Pew Research Center’ın da benzer bir araştırması bulunuyor.

TikTok
TikTok, geçtiğimiz yıl 6.4 milyon canlı izleyiciye ulaşan "Player Spotlight: Messi" programını bu yıl Apple TV işbirliğiyle dört kez daha yayınlayacağını duyurdu. Canlı yayın, marka işbirliği ve spor içerikleri ekseninde inşa edilen bu format, platformun geleneksel medyayla kesişme noktasını temsil ediyor.
Yapay Zeka Gündemi
Okuma Önerisi: The Substack AI Report | Arielle Swedback, On substack
AI is here—at schools, in memes, and, yes, even on Substack. But beyond sniffing out its usage—who’s being too liberal with the em dashes or the “It’s not [this]. It’s [this]” constructions—AI’s actual applications in creative work are hazy.
So we asked publishers directly: Are you using AI? How, and why?

X, Grok, Musk

Elon Musk, Vine’ı yapay zeka destekli bir formatla yeniden canlandıracaklarını açıkladı. Mikro video döneminin atası olan platformun bu dönüşü, hem nostaljiye hem de yeni jenerasyon içerik tüketim/üretim pratiklerine dokunan bir kesişim noktası olabilir. Tabii, yapay zeka ile üretilen içerikler bombardımanına maruz kaldığımız bir başka platforma daha ihtiyacımız var mı, tartışılır. Aslında tartışılmaz, hayır yok.

Haftanın Önerileri
The Website at the End of the Internet: Reddit is one of the last thriving islands of the old web. Can it survive AI? | John Herrman, Intelligencer *
“It doesn’t really matter who you are, how you spend your time online, or what you imagine your relationship with the internet to be. However you scroll, wherever you browse, and whatever you want to see on your screens, it has probably happened to you, and if you haven’t noticed yet, you may now: Your world has become more Reddit.”
* Arşivli link için Web Curious’a teşekkürler. İnternetin en ama en iyi newsletter’larından birini yazıyor Matt çok uzun bir süredir. Uzun format okumaları seven herkes kendine bir iyilik yapsın ve abone olsun derim.
Editör Notu: Hazır arşivli link demişken belirtmede geçmek istemedim: Özgür ve açık bir internetin en önemli temsilcilerinden Internet Archive, Wayback Machine’de toplamda 1 trilyon web sayfasının arşivlendiğini açıkladı. 22 Ekim’de canlı yayınlanacak global bir etkinlik düzenleyerek bu milestone’u kutlayacaklar. Aslında bu “arşivleme” olayı çok çok önemli bir konu. Doğruluk Payı, bu konuya dikkat çeken bir paylaşım yaptı geçenlerde, aşağıda iletiyorum.
Kod adı Aura: Web’de gezinmek tarihe mi karışacak? | Ümit Alan, Quando
“Bir defa yapay zeka tarayıcı fikri, arama davranışı ve alışkanlığını Google’dan uzaklaştırma potansiyeli taşıyor. Çünkü öyle bir sistemde kullanıcılar sorularını doğrudan tarayıcının sohbet arayüzüne sorar ve yanıtlarını özet olarak alırlar. Bu durumda Google’ın veri toplama, reklam gösterme, reklam dağıtma üzerine kurulu iş modeli doğrudan tehlikeye girer. “Oh olsun” demeden önce, bunun web’in geri kalanı için ne anlama geldiği üzerine de düşünmek gerekli.”
Konu ile ilgili güzel bir okuma önerisi daha:
İnternet yapay zekanın elinden kurtulur mu? | Oksijen Gazetesi
Araştırma, Rapor, İstatistik
Influencer’ların etkileşim oranları düşüyor. Peki neden? | İrem Alimoğlu, Marketing Türkiye
Influencer pazarlaması uzun süredir etkili bir strateji olsa da, kusursuz bir yöntem değil. 2024’te, mega influencer’lar hariç tüm grupların etkileşim oranları 2023’e kıyasla düştü. 2025’in ilk çeyrek verileri, bu düşüşün devam edeceğini gösteriyor. Bu durumun olası nedenlerinden biri, takipçi sayılarındaki artış. Örneğin, endekste yer alan influencer’lar 2024’ten 2025’e ortalama 218 bin yeni takipçi kazanırken, bu artışla birlikte etkileşim oranlarının düşmesi kaçınılmaz hale geliyor.
McKinsey Technology Trends Outlook 2025
IPA & Financial Times – Bridging the Trust Gap (2025) raporuna göre güven, artık ölçülmesi gereken bir iş metriği.
Kullanıcı tarafından üretilen içerikler (UGC) markalar için düşük maliyetli erişim anlamına gelse de, iş karar vericileri için güvenilirlik hala geleneksel medya üzerinden inşa ediliyor. IPA ve Financial Times tarafından hazırlanan “Bridging the Trust Gap” raporu, bu ayrımı yalnızca bir algı farkı olarak değil, doğrudan finansal sonuçlarla ilişkili stratejik bir boşluk olarak tanımlıyor.
Raporun arka planı:
2024’ün son çeyreğinde FT Reader Panel’inden 750’den fazla B2B karar vericiyle yapılan araştırma, iş dünyasında güvenin nasıl tanımlandığını, hangi sektörlerde eksik kaldığını ve özellikle medya tercihlerinin marka güvenine etkisini ölçümlemeyi hedefliyor.
Bazı kritik bulgular:
Karar vericilerin %67’si güvenin son 5 yılda daha kritik hale geldiğini belirtiyor.
Bu oran, güveni yönetim kurulu seviyesinde KPI olarak takip eden şirketlerde %76’ya çıkıyor.
“Güveni ölçen” şirketler, ölçmeyenlere kıyasla 3 kat daha fazla kâr elde etme eğiliminde.
Ancak şirketlerin yalnızca %22’si güveni resmi bir performans göstergesi olarak takip ediyor.
Güven, 20 yıl önce reklam etkisi açısından 6. sıradayken, bugün en önemli ikinci metrik konumunda.
Siber güvenlik, teknoloji, finans ve sigorta, güven açığının en derin olduğu sektörler arasında.
%60’lık kesim, reklamların UGC platformlar yerine “güvenilir medya”da yer almasının marka algısını olumlu etkilediğini söylüyor; 45 yaş altı segmentte bu oran %70’e çıkıyor.
UGC medyalarında yer alan markaların, “verdiği sözü tutma” ihtimali yalnızca %5 olarak algılanıyor. Financial Times gibi haber markalarında bu oran %48.
Öne çıkan fark:
Güven, yalnızca bir itibar meselesi değil. Pazarlama etkinliğinden yatırımcı güvenine, fiyatlandırma gücünden risk direncine kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip. Rapora göre güven, artık “soyut” bir kavram olarak değil; somut bir finansal kaldıraç ve iş performansı metriği olarak ele alınmalı.
IPA & FT’nin önerdiği 5 temel güven bileşeni:
Yetkinlik
Güvenilirlik
Dürüstlük
Doğru niyet
Açık iletişim
Sosyal medyanın etkileşimi en yüksek influencer’ları! | Nafizcan Önder, Marketing Türkiye
İstanbul Planlama Ajansının “Beklentiler ve Gerçekler Arasında İstanbul’da Beyaz Yakalılar” raporu geçtiğimiz haziran ayında yayımlandı. Rapor, kırılgan orta sınıflaşmayı belirgin biçimde yaşayan beyaz yakalıların İstanbul’daki mevcut koşullarını kapsamlı şekilde inceliyor.
Yapılan odak grup görüşmelerinden de hareketle raporda öne çıkan bulgular şu şekilde:
2011–2023 yılları arasında nitelik gerektirmeyen işlerde dahi esas iş geliri artışı %1600’ü aşarken beyaz yakalılarda bu oran, en düşük artış olan %1058’de kalıyor.
Buna karşın beyaz yakalılar en yüksek hanehalkı harcaması yapan ikinci grup olarak ekonomide önemli bir yerde konumlanıyor.
%43,2’si birikim yapamadığını, %23,5’i harcamalarını kısarak ay sonunu zor getirdiğini, %9,9’u ise bazı temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını söylüyor.
İstanbul’da ev sahibi olmak imkansız görülürken diğer illerden ev almanın da bugün erişilemez hale geldiği ifade ediliyor.
Yüksek vergi yüküne rağmen nitelik kaygısı, mesai saatleri ve yoğun iş temposu gibi nedenlerle kamu hizmetlerine erişim sınırlı kalıyor.
Sorunlarının kalıcılaştığını düşünen beyaz yakalılarda yurt dışına gitme eğilimi artıyor.
Kapanış Notu
Günümüz platformları, artık sadece kampanya alanı değil, kendi kuralları olan oyun alanları. Her yeni özellik, algoritma güncellemesi ya da test edilen format, bu oyunun dinamiklerini sessizce değiştiriyor.
Ve biz (marka tarafında ya da ajans koltuğunda) sadece görünürlüğü değil, oyunu anlamayı hedeflemeliyiz. Çünkü artık fark yaratanlar, en büyük bütçeyi yönetenler değil; en hızlı okuyanlar, en hızlı uyarlayanlar.
Bir kampanyanın neden çalıştığını anlamak kadar, neden çalışmadığını da çözmek zorundayız. “İçerik iyiydi ama etkileşim düşüktü” demek yetmiyor. Belki o sırada platform başka bir davranışı ödüllendiriyordu. Belki o özellik test aşamasındaydı ve sadece %10’a gösterildi. Belki de o gün, algoritmaların ayarı sessizce güncellenmişti.
Bu yüzden artık medya planı, sadece hedefleme ya da frekans değil; platformun nabzını tutabilme becerisi. Ve bu beceri, sadece tecrübeyle değil, dikkatle kazanılıyor.
Yolluk
Bülteni yine pazarlama dışı bir öneri ile kapatalım.
Son birkaç aydır, odaklı çalışmak istediğimde, uzun yürüyüşlerimde, kitap okurken, origami yaparken… Bu kanaldan rastgele bir videoyu açıyor ve onu dinliyorum. Zihnimi ve bedenimi çok rahatlatıyor.
Haftanın geri kalanını 27 numaralı seans kadar sakin ve güzel geçirmeniz dileğiyle.







