Kozmonot
← All issues
Re:Cycle #28

Veri Çağında Yeni Normlar ve Mahremiyet Sınavı

11 min read
Re:Cycle #28: Veri Çağında Yeni Normlar ve Mahremiyet Sınavı

10 Haziran Salı gününden herkese merhaba! 🌞

Bayram tatilini geride bıraktık; yazın ilk günlerini yaşarken dijital gündemin hızı yine baş döndürüyor. Bu hafta Re:Cycle’da, OpenAI’nin milyar dolarlık gelir performansından, Apple’ın yapay zekanın “gerçekten düşünebilme” kapasitesini sorgulayan dikkat çekici araştırmasına, Brezilya’nın kişisel veri devriminden Meta’nın reklam üretimini tamamen otomatikleştirme planlarına kadar geniş ve derinlikli bir içerik havuzumuz var.

Bu hafta ayrıca, Rekabet Kurumu’nun dijital reklamcılık sektörüne yönelik önemli raporunu ve TOG ve KONDA’nın “Türkiye’de 100 Genç Olsaydı” araştırmasının dikkat çekici bulgularını sizlerle paylaşıyoruz. Bu çalışmalar, kullanıcı davranışlarının ve tüketici beklentilerinin dijital dünyadaki dönüşümün kalbinde olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Tüm bu gelişmeleri yalnızca haber olarak değil, kullanıcı davranışları, medya yatırımları ve stratejik etkileri bakımından uzman perspektifimizle ele alıyoruz. Çünkü dijital pazarlama ve teknoloji dünyasında yaşanan dönüşümler, artık yalnızca teknik yeniliklerle değil, aynı zamanda bu yeniliklerin tüketici hayatına ve toplumsal dinamiklere nasıl dokunduğuyla ölçülüyor.

Hazırsanız, dijital pazarlama ve teknoloji dünyasındaki dönüşümün nabzını birlikte tutalım.

Google

Geçtiğimiz yıl Gmail uygulamasına gelen "e-postayı özetle" özelliği, artık Gemini ile otomatik olarak e-postanın üzerinde bir özet kartı olarak gözükmeye başladı.

Google, finans ile ilgili aramalar için yapay zeka moduna veri görselleştirme seçeneği ekledi.

Google, AI modunun geliştirme sürecinin ayrıntılarını paylaştı.

Google, gerçek uzmanların bilgileri ile eğitilmiş yapay zeka destekli koçluk sistemini duyurdu.

Google’dan yeni yapay zeka uygulaması: AI Edge Gallery! Açık kaynak kodlu uygulama, Hugging Face platformundaki çoğu açık kaynak yapay zeka modelini, telefonların lokalde çalıştırmasını mümkün hale getiriyor. Uygulamanın yakında iOS için çıkacağı da paylaşılan bilgiler arasında.

ai edge gallery

Okuma Önerisi: Google is Trying to Eat Internet Alive

Meta

Meta'nın Android cihazlarda kullanıcı verilerini gizlice topladığı ortaya çıktı. Radboud Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırma, teknoloji devinin "zararlı yazılım benzeri" yöntemlerle kullanıcıları takip ettiğini ortaya koydu.

Meta, mahremiyet ve toplumsal riskleri değerlendirmek için artık insanlar yerine yapay zekayı kullanmayı planlıyor. NPR'nin elde ettiği şirket içi belgelere göre, yakında tüm risk değerlendirmelerinin %90'a kadarı otomatikleştiriliyor. NPR’ye göre, şimdiye kadar yüzlerce uzman tarafından yürütülen bu kritik incelemeler —ki bunlar çocukların güvenliği, yanlış bilgilendirme ve kullanıcı mahremiyeti gibi konuları kapsıyor— büyük ölçüde otomatik sistemlere devredilmiş durumda. Meta, bu sayede ürün güncellemelerini daha hızlı sunabileceğini savunsa da, eski çalışanlar ve uzmanlar, insan gözetiminin azalmasının “gerçek dünyada zarar” ihtimalini artırabileceği konusunda uyarıyor.

Meta, reklam oluşturmayı yapay zekayla tamamen otomatikleştirmeyi hedefliyor.

Tiktok

TikTok, müzisyenlerin uygulama içi varlıklarını optimize etmeleri için yeni platformunu duyurdu.

TikTok, "For You" sekmesindeki içerik önerilerinde daha fazla kontrol sahibi olmanızı sağlayacak yeni özelliklerini duyurdu.

TikTok, Onur Ayı için programını açıkladı.

TikTok, yeni reklam çözümlerini tanıttı: Market Scope, Affiliate Creatives, Smart+ ve daha fazlası.

X, Grok, Musk

DW Türkçe, aşağıdaki 5 dakikalık kısa videoda, Trump-Musk gerilimini güzelce özetlemiş. Konuyu kaçıranlar ya da konudan geri kalanlar için iyi bir içerik.

Videoyu YouTube'da izle

Dosya

Apple tarafından yayınlanan "The Illusion of Thinking" başlıklı araştırma, büyük dil modellerinin (LLM) gerçekten düşündüklerine dair yaygın inancı sorgulayan çarpıcı bir çalışma sunuyor. Bu makale, mevcut modellerin ne ölçüde mantıklı düşünebildiğini değerlendirmek amacıyla, geleneksel test yöntemlerinin ötesine geçerek daha derinlemesine analizler gerçekleştiriyor. Aşağıda, çalışmanın temel bulguları ve bu bulguların oluşturduğu anlam dünyasına dair bir değerlendirme yer alıyor.

Araştırmacılar, LLM’lerin düşünme süreçlerini daha sağlıklı analiz edebilmek için standart matematik ve mantık sorularının ötesine geçerek kontrollü bulmaca senaryoları geliştirdiler. Tower of Hanoi, River Crossing ve Blocks World gibi yapay problem ortamlarında, modellerin yalnızca sonuç üretme becerileri değil, aynı zamanda bu sonuca ulaşırken izledikleri ara düşünme adımları da detaylı biçimde analiz edildi. Bu tür ortamlarda, modelin yalnızca "düşünüyormuş gibi yapma" kabiliyetini değil, gerçekten mantıksal ve tutarlı adımlar atma yeteneğini ölçmek mümkün hale geliyor.

Bununla birlikte, araştırma model performansının problem karmaşıklığına bağlı olarak ciddi şekilde değiştiğini ortaya koyuyor. Düşük karmaşıklıktaki problemleri çözmede modeller oldukça başarılı görünürken, orta seviyede "düşünme zinciri" (chain-of-thought) üreten modellerin belirli bir avantaja sahip olduğu gözlemleniyor. Ancak, belirli bir karmaşıklık eşiği aşıldığında, tüm modellerde ani ve dramatik bir performans çöküşü yaşanıyor. Bu noktada modellerin doğruluğu, adeta "sıfıra iniyor" diyebileceğimiz kadar keskin bir düşüş sergiliyor.

En dikkat çekici bulgulardan biri ise, problemler zorlaştıkça modellerin "düşünme çabası"ndan vazgeçme eğilimi göstermesi. Modelin ürettiği token sayısı — yani düşündüğü sürenin kaba bir göstergesi — problem karmaşıklığı arttıkça azalıyor. İlginçtir ki, token limiti dolmamış olmasına rağmen modelin erken yanıt vermesi, bir anlamda “pes etme” davranışı sergilediğini düşündürüyor. Bu durum, yalnızca hesaplama gücünün değil, aynı zamanda devamlılık ve azim gibi insani düşünme niteliklerinin de eksik olduğunu gözler önüne seriyor.

Öte yandan, araştırmacılar bazı problemlerin çözüm algoritmalarını modellere açıkça verdiklerinde bile anlamlı bir performans artışı gözlemleyemediler. Örneğin, Tower of Hanoi algoritmasını öğrenen modeller, bu bilgiyi daha sonra doğru şekilde uygulamakta çoğu zaman başarısız oldular. Bu da, modellerin mantıksal adımları izleyerek akıl yürütme kapasitesinden çok, yalnızca örüntü eşleştirmeye dayalı bir sistem olduklarını ortaya koyuyor.

Bunlara ek olarak, makalenin temel tezi; LLM’lerin oluşturduğu düşünce zincirlerinin — her ne kadar insan benzeri ve tutarlı görünse de — gerçek anlamda mantıksal bir düşünme sürecine dayanmadığı yönünde. Bu zincirler, büyük ölçüde eğitim verilerinden türetilmiş örüntülerin akıcı bir şekilde yeniden üretiminden ibaret. Dolayısıyla modellerin “düşünüyor” gibi görünmesi, aslında yalnızca semantik bir illüzyon.

Tüm bu bulgular ışığında Apple’ın çalışması, dil modellerinin sınırlarını açıkça ortaya koyan güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Bugün GPT benzeri sistemlerin insan benzeri yanıtlar üretmesi, onların insan gibi düşündüğü anlamına gelmiyor. Aksine, bu modellerin derinlikli muhakeme gerektiren durumlarda hızlıca pes ettiği, karmaşık problemler karşısında ise "düşünme çabası"nı bıraktığı açıkça gösteriliyor.

Bu noktada bazı kritik sorular gündeme geliyor: Mevcut mimarilerle gerçekten düşünebilen sistemler geliştirilebilir mi? Yalnızca model boyutunu artırmak yeterli mi, yoksa yapısal değişiklikler mi gerekiyor? Ve en önemlisi, düşünme yetisi örüntü eşlemeden daha fazlasını mı gerektiriyor?

Apple’ın bu çalışması, yapay zekanın AGI (Yapay Genel Zeka) seviyesine ulaşabilmesi için yalnızca "ölçekleme" değil, aynı zamanda mimari yenilik gerektiğini savunanların elini güçlendiriyor. Bu doğrultuda bazı öneriler dikkat çekiyor: sembolik ve istatistiksel modellerin birleştirilmesi, bellek ve planlama modüllerinin sisteme entegre edilmesi ve yeni değerlendirme metriklerinin oluşturulması. Özellikle, sadece nihai yanıtların değil, düşünce sürecinin de analiz edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç olarak “The Illusion of Thinking”, yapay zekanın düşünme kapasitesine dair abartılı beklentilere karşı temkinli olunması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Apple, bu çalışmayla kendi modellerini ya da diğer büyük dil modellerini küçümsemekten ziyade, onların sınırlı olduğu alanları dürüstçe göstererek, daha güvenilir, açıklanabilir ve sorumlu yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinin önünü açıyor.

Yapay Zeka Gündemi

OpenAI, ChatGPT ve API hizmetlerinden elde ettiği gelirle yıllık 10 milyar dolarlık ciroya ulaştığını duyurdu. CNBC’ye konuşan şirket yetkilileri, OpenAI’nin şu anda 500 milyon haftalık kullanıcıya ve 3 milyon kurumsal müşteriye hizmet verdiğini belirtti.

How Anthropic Teams Use Claude?

text, letter

2016 yılında kurulan Builder.ai, uzun süredir uygulama geliştirme süreçlerini otomatikleştirdiğini iddia ettiği yapay zeka çözümü Natasha ile dikkat çekiyordu. Şirket, Microsoft’tan aldığı 455 milyon dolarlık yatırımla 2023’te sektörün önde gelen girişimlerinden biri haline gelmişti. Ancak 2025 Mayıs ayında ortaya çıkan bulgular, sistemin büyük ölçüde insan emeğine dayandığını - uygulama geliştirme süreçlerini otomatikleştirdiğini iddia etmesine karşın sistemin arkasında 700 kişilik bir insan gücü olduğu ortaya çıktı - ve yapay zeka iddialarının gerçeği yansıtmadığını gösterdi.

Okuma Önerisi: Yapay zekanın 'iPhone anı': Sam Altman-Jony Ive ortaklığı ne vadediyor?

Başka Neler Olmuş Bitmiş?

Brezilya, vatandaşlarına dijital verileri üzerindeki mülkiyet hakkını tanıyan ve bu verilerden doğrudan gelir elde etme imkanı sunan “dWallet” adlı bir pilot uygulamayı hayata geçirdi. Kamu kurumu Dataprev ve özel girişim DrumWave iş birliğiyle yürütülen bu proje, kişisel verilerin bir tür “veri tasarruf hesabı”nda biriktirilmesini ve kullanıcı onayıyla şirketlere satılmasını sağlıyor. Katılımcılar, örneğin maaş kredisi teklifleri gibi hizmetler karşılığında verilerini paylaşarak doğrudan banka hesaplarına ödeme alabiliyor. Programın ilk analizlerine göre kullanıcılar ayda ortalama 50 dolar kazanabiliyor; bu da Brezilya’nın 2024’te 88,7 milyar dolarlık veri pazarında bireylere yeni bir ekonomik alan açabileceğini gösteriyor.

Yeni Apple Araştırması: AirPods Gelecekte Yapay Zeka Destekli Bir Kalp Monitörüne Dönüşebilir

WWDC 2025’ten Apple’ın En Büyük Duyuruları: Liquid Glass, iOS 26, Yeni Kamera Arayüzü ve Daha Fazlası

Videoyu YouTube'da izle

Ek olarak, Apple’ın WWDC etkinliğine dair kapsamlı bir bakış arayanlar, aşağıdaki Instagram hesabına da göz atabilir, biz de gelişmeleri takip etmek için buradan faydalanıyoruz.

Araştırma, Rapor, İstatistik

CreatorDen’in “2025 Yılı Influencer Marketing’e Genel Bakış Raporu”nda yer alan, CreatorHub Monitor’un gelişmiş analiz araçlarıyla elde edilen veriler, markaların sosyal medya performanslarına ışık tutuyor.

An update on European consumer sentiment: Outlook holds, despite dismay abroad

Nielsen 2025 Annual Marketing Report

İstanbul Planlama Ajansı’nın araştırmasına göre, İstanbul’da yaşamanın maliyeti geçen yılın aynı ayına göre %49,09 arttı. İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 91.722 lira olarak hesaplandı.

Online alışverişin 2025 trendleri: Türk tüketiciler nasıl bir deneyim arıyor?

İstanbul’da yaşamanın maliyeti bir önceki aya göre %1,88 arttı.

TOG | Türkiye’de 100 Genç Olsaydı. TOG (Toplum Gönülleri Vakfı) tarafından, KONDA Araştırma ve Danışmanlık bünyesinde gerçekleştirilen KONDA Barometresi Araştırma Serisi ve KONDA Hayat Tarzı Araştırmalarından elde edilen verilerle “Türkiye’de 100 Genç Olsaydı” veri görselleştirme çalışması hazırlandı. “Türkiye’de 100 Genç Olsaydı” 17-25 yaş aralığındaki gençlerin 2015’ten ve 2025’e değişimini anlatıyor.

Raporda öne çıkan bulgular ise şöyle:

  • 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de 17-25 yaş arası genç nüfus 12 milyon 719 bin kişi.

  • Lise ve üzeri düzeyde eğitimli gençlerin oranı 2011 yılında %67 iken günümüzde bu oran %84’e yüselmiş.

  • Gençlerde evlenme yaşı yükseldi. 2015 yılında bekar olanların oranı %81 iken bugün %90’a çıkmış durumda.

  • Gençlerin yalnızca %10’unun çocukluğu köylerde geçti.

  • Kendini “dindar” olarak tanımlayanların oranı 2011 yılında %20 iken günümüzde bu oran sadece %10.

  • Son 10 yılda eğitimde yer alan gençlerin oranı azalırken istihdama katılım oranı arttı.

  • “Sadece para kazanmak için değil kariyerim için de çalışırım” diyenlerin oranı %72 ile 10 yıl öncesine göre benzer bir eğilim gösteriyor.

  • Her 10 gençten 9’u ne bir kuruma üye oldu ne gönüllü faaliyetlere katıldı ne de bağış yaptı.

  • Sosyal medya kullanımı %83’ten %98’e yükseldi.

  • WhatsApp kullanımı %56’dan %94’e çıktı.

  • Instagram kullananların oranı %39’dan %92’ye ulaştı.

  • YouTube kullanımı %44’ten %84’e çıktı.

  • Twitter (X) kullananların oranı %34’ten %56’ya yükseldi.

  • Facebook kullanımı %77’den %28’e geriledi.

  • TikTok kullananların oranı %47 oldu.

  • Telegram kullananların oranı %31’e ulaştı.

  • Pinterest kullananların oranı %19 oldu.

  • Twitch kullanıcı oranı %14 seviyelerinde.

  • LinkedIn kullanan gençlerin oranı sadece %10 düzeyinde kaldı.

  • İnternetten alışveriş yapanların oranı 10 yıl önce %34 iken bugün %83.

  • Yaklaşık her 10 gençten 8’i internetten yemek siparişi veriyor.

  • Her 10 gençten 6’sı internetten market alışverişi yapıyor.

  • “İnternetteki yorum ve değerlendirmelerden etkilenirim” diyenlerin oranı %37’den %60’a yükseldi.

  • Gençlerin üçte biri sık sık ya da her zaman ailesiyle dışarıda yemek yiyor.

  • Ailesiyle hiçbir zaman dışarıda yemek yememiş olanların diyenlerin %21’den %6’ya düştü.

  • Arkadaşlarıyla dışarıda sık sık ya da her zaman yemek yiyenlerin oranı %49.

  • Arkadaşlarıyla dışarıda hiçbir zaman yemek yememişlerin oranı %5.

  • Pasaport sahipliği oran 2021’de %10 iken günümüzde %16.

  • 10 gençten 8’i tatilde hiçbir zaman yurtdışına gitmedi.

  • Gençlerin sadece %1’i kendini zengin olarak tanımlarken %8’i yoksul olarak tanımlıyor.

  • 2015 yılında “çok mutsuzum” veya “mutsuzum” diyenlerin oranı %9 iken bugün bu oran %22.

  • 17-25 yaş arası gençlerin yarısı için gelecek zaman algısı 5 yıldan daha kısa bir süreyle sınırlı kaldı.

  • Eğitime erişim konusunda kaygılar arttı. Gençlerin %70’i kendisinin, çocuğunun ya da aile bireylerinin eğitim alamamasından korktuğunu ifade ediyor.

  • Özgürlüklerin kısıtlanmasına dair endişe yükseldi. Her 10 gençten 8’i özgürlükleri konusunda endişeli. (10 yıl önce bu oran: %60)

  • Her 10 gençten 8’i parasız kalıp muhtaç olmaktan korktuğunu belirtiyor.

  • Türkiye’de demokrasinin işleyişinden memnun olduğunu ifade eden gençlerin oranı %8.

The 2025 Pinterest Summer Trend Report

Rekabet Kurumu, çevrimiçi reklamcılık sektörüne dair kapsamlı bir inceleme raporu yayımladı. 21 Ocak 2021’de başlatılan bu araştırma, Türkiye genelinde 26 ilde 1.736 kişiyle yapılan anket verileriyle destekleniyor. Raporda hem dijital reklamcılık piyasasında faaliyet gösteren büyük oyuncuların pazardaki etkisi hem de kullanıcıların veri paylaşımına yönelik bilgi düzeyi, algı ve davranışları mercek altına alınıyor. Bulgular, Türkiye’de kişisel verilerin işlenmesi konusunda ciddi farkındalık açıkları ve mahremiyet paradoksuna işaret ediyor. Rapordan öne çıkan bulgulardan bazıları ise şöyle:

  • Katılımcıların %71,5’i çevrimiçi hizmetleri kullanırken kişisel verilerini paylaştıklarının farkında değil. Bu, veri paylaşımı konusunda ciddi bir bilinç eksikliğine işaret ediyor.

  • %81,7’si, ücretsiz dijital platformların nasıl finanse edildiğini bilmiyor. Reklam temelli gelir modelleri konusunda kullanıcı farkındalığı son derece düşük.

  • Gizlilik politikalarını %41,5 hiç okumuyor, %42,4 yalnızca bir kısmını okuyor, sadece %16,1 tamamen okuyor. Politikaları okuyanların yalnızca %54,2’si metinleri anladığını belirtiyor. Anlamayanlar, metinlerin uzunluğu ve karmaşıklığını gerekçe gösteriyor.

  • Kullanıcıların %80’i, internet sitesi veya uygulamaya kayıt sırasında onayladığı çerez ve gizlilik tercihlerini sonradan değiştirmiyor. Bu durum, platformların kullanıcı arayüzü tasarımı yoluyla seçim mimarisi kurduğuna işaret ediyor.

  • %55,4’ü, toplanan verilerin kötü niyetli kullanımı konusunda endişeli. Başlıca kaygılar arasında izinsiz satın alımlar, verilerin satılması ve kötü niyetli kişilerin eline geçmesi bulunuyor.

  • %70,2’lik kesim, verilerin beyan edilen amaca uygun kullanılmadığını düşünüyor. Özellikle ziyaret edilmeyen platformlarda önceki gezintilere dayalı reklamların karşılarına çıkması, kullanıcılar nezdinde veri istismarına işaret ediyor.

  • Kullanıcıların çoğu, aynı reklam içeriğine sıkça maruz kalmaktan ve dijital ortamda “takip edildikleri” hissinden rahatsız. Bu durum, davranışsal reklamcılığa karşı olumsuz tutumların başlıca nedenlerinden biri.

Raporda, “gizlilik paradoksu” vurgulanıyor: Kullanıcılar kişisel verilerinin kullanımı konusunda endişeli olsalar da, bu kaygılar genellikle davranışlarına yansımıyor. Bunun nedeni, çevrimiçi platformların arayüz tasarımlarıyla kullanıcı kararlarını yönlendirmesi olarak gösteriliyor.

Buna ek olarak raporda ayrıca, Google ve Meta gibi küresel teknoloji devlerinin reklam teknolojisi pazarındaki baskın konumu, programatik reklamlarda sahip oldukları %70’in üzerindeki pay ve şeffaflık eksikliği gibi yapısal sorunlara dikkat çekiliyor. Rekabet Kurumu, bu sorunlarla mücadele için veri kullanımında şeffaflık, kullanıcı bilgilendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sektörel regülasyonların netleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Haftanın Önerileri

Videoyu YouTube'da izle

Yapay zeka çağında üniversite eğitimi nereye gidiyor? - Serkan Köybaşı, Quando

Our Spreadsheet Overlords - Leif Weatherby, The Ideas Letter

Kapanış Notları

Bu haftanın öne çıkan gündemleri, dijital ekosistemin dönüşümünün yalnızca teknolojik yeniliklerle değil, tüketici ve kullanıcı davranışlarındaki derin kırılmalarla şekillendiğini açıkça ortaya koydu. Apple'ın "The Illusion of Thinking" araştırması, yapay zekanın gerçek düşünce kapasitesini sorgulayarak, bizlere teknolojik heyecan ve gerçekçi beklentiler arasındaki ince çizgiyi yeniden hatırlattı. Bu bağlamda, yapay zekanın sadece "ne yapabildiğine" değil, aynı zamanda "ne yapamadığına" odaklanmak, sektörümüz için daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir yol haritası çiziyor.

Öte yandan, TOG ve KONDA’nın "Türkiye’de 100 Genç Olsaydı" raporu, tüketici davranışlarının nesiller arası dönüşümünü net biçimde gözler önüne serdi. Sosyal medya kullanımının dramatik yükselişi, platform bağımlılıklarının değişimi ve genç tüketicilerin ekonomik belirsizliklere ve toplumsal kaygılara verdiği tepkiler, markaların sadece içerik değil, toplumsal duyarlılık ve kapsayıcılık konusunda da sorumluluk almasını zorunlu kılıyor.

Rekabet Kurumu'nun çevrimiçi reklamcılık raporu ise dijital veri kullanımının etik sınırları ve kullanıcı mahremiyetine dair farkındalık açığını açıkça ortaya koydu. Veriyle ilgili bilgilendirmenin şeffaflığı, kullanıcıların dijital ortamdaki hakları konusunda sektör olarak daha proaktif bir yaklaşım geliştirmemiz gerektiğini gösteriyor.

Tüm bu gelişmelerin ortak mesajı şu: Dijital dönüşümün gücü, sadece teknolojinin ne kadar ilerlediğiyle değil, tüketici davranışlarını ne kadar iyi anladığımız ve onlara ne kadar doğru cevaplar üretebildiğimizle ölçülecek. Bu yüzden, Kozmonot olarak haftadan haftaya sadece trendleri takip etmekle kalmıyor, dijital dönüşümün bu hassas noktalarını sizinle birlikte keşfediyoruz.

Gelecek hafta yine burada, bir adım öteden bakmak için buluşalım. 👋

Newsletter

Get Re:Cycle every week

Re:Cycle is a weekly analysis newsletter, written in Turkish, with in-depth insights on marketing technology, AI applications and platform strategy.

Subscribe on Substack →