
17 Haziran Salı gününden herkese merhaba! 🌿
Yaz iyiden iyiye kendini hissettirirken, dijital ekosistem de temposunu düşürmek bir yana, daha da hızlanıyor. Bu hafta Re:Cycle’ın 29. sayısında, teknoloji ve tüketici davranışları arasındaki çizginin gittikçe bulanıklaştığı bir manzarayı birlikte inceliyoruz.
TikTok Türkiye, yerli dizileri küresel izleyiciyle buluşturmaya yönelik özel bir kampanya yürütüyor; WhatsApp ise sonunda “Durum” sekmesinde reklam göstermeye başlıyor. Bir yandan platformlar kendi gelir modellerini yeniden yazarken, diğer yandan Z Kuşağı’nın medya tüketimi, sosyal ağların haber kaynağı olma işlevini radikal biçimde değiştiriyor. Reuters Enstitüsü’nün güncel raporu, bu dönüşümün yalnızca bir trend değil, kalıcı bir davranış değişimi olduğunu net biçimde gösteriyor.
Tüketici tarafında ise alışkanlıklar sadece medyada değil, alışverişte de değişiyor. DHL’in küresel e-ticaret raporu, Türkiye’de sesli komutla alışverişin, sosyal medya üzerinden ürün satın almanın ve sürdürülebilirlik hassasiyetinin ne kadar hızlı yükseldiğini ortaya koyuyor. Sadece ne alındığı değil, nasıl alındığı da markaların gündeminde artık çok daha belirleyici.
Yapay zeka ise, haberden reklama, tüketici analizinden yaratıcı sürece kadar her alanda hızla yayılmaya devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Türkçe büyük dil modeli için sunduğu destek programı, yerel yapay zeka kapasitesini büyütmeye yönelik kritik bir adım. Aynı zamanda Profound’un yeni araştırması, büyük modellerin içerik üretirken hangi kaynaklara ne kadar güvendiğini detaylandırarak, “Yapay zekaya ne kadar güvenebiliriz?” sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Tüm bu gelişmelerin arka planında ise dikkat çeken ortak bir eksen var: Kullanıcılar. Gençlerin değişen medya alışkanlıkları, alışveriş davranışlarının sosyo-ekonomik yansımaları ve platformların şeffaflık sınavı… Boyner Grubu’nun Hopi dönüşümü ya da Cannes Lions’taki büyük yaratıcılık tartışmaları, bize dijital pazarlamanın artık yalnızca görünürlük değil, aynı zamanda güven, anlam ve bağ kurma üzerine kurulduğunu tekrar hatırlatıyor.
Bu haftaki Re:Cycle’da, tüm bu başlıkları yalnızca “Ne oldu?” üzerinden değil, “Neden oldu ve bizi nereye götürüyor?” sorularıyla birlikte ele alıyoruz.
Hazırsanız, dijital ekosistemin nabzını birlikte tutalım.
Kuşbakışı
👀 TikTok Türkiye, başlattığı yeni bir proje ile Türk dizileri ile ilgili içeriklerin tüm dünyada daha fazla kişiye ulaşmasını sağlıyor. 15 Mayıs’ta başlayan ve 15 Haziran’da sona eren projenin detaylarına ulaşmak isterseniz, Heja Bozyel’in TikTok Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya Operasyon Lideri Melis Çağlar ile gerçekleştirdiği röportaja göz atabilirsiniz.

🫥 Whatsapp’a da reklam geldi… Şirket tarafından tanıtılan bir dizi yeni özellikten biri olarak artık “Durum Ekranı’nda” reklam gösterilmeye başlanacak. Tanıtılan diğer özellikler ve açıklamanın geri kalanı şu şekilde:

“Today we’re introducing some new features for our Updates tab, which is home to both Channels and Status. We’ve worked over the last two years to make this tab the place for you to discover something new on WhatsApp and it’s now used by 1.5 billion people a day. We’re encouraged by the enthusiasm and also want to help admins, organizations, and businesses grow on WhatsApp.
We’re going to do this in three ways:
Channel subscriptions: You’ll be able to support your favorite channel by subscribing to receive exclusive updates for a monthly fee.
Promoted Channels: We’ll help you discover new channels that might be interesting to you when you’re looking through the directory. For the first time, admins have a way to increase their Channel's visibility.
Ads in Status: You’ll be able to find a new business and easily start a conversation with them about a product or service they’re promoting in Status.
These new features will appear only on the Updates tab, away from your personal chats. This means if you only use WhatsApp to chat with friends and loved ones there is no change to your experience at all.”
Peki Meta, neden platforma reklam getirmek istiyor olabilir? Bunun için aşağıdaki tabloya bakmak yeterli olacaktır diye düşünüyoruz:

🤔 Reuters Enstitüsü’nün 2025 öngörülerine göre, Z Kuşağı’nın medya tüketimi alışkanlıkları medya sektörünün yönünü belirliyor. Sosyal medyanın haber kaynağı olarak önemi azalırken, gençler giderek daha çok alternatif içerik ve platformlara yöneliyor.
Öne çıkan veriler arasında; Facebook üzerinden gelen haber trafiğinin %67, X trafiğinin %50, Instagram trafiğinin ise %26 düşmesi var. Bu platformlar Z Kuşağı’nın en çok kullandığı mecralar olmalarına rağmen, haber alımında eski etkilerini kaybediyorlar. Gençler artık daha özgün, interaktif ve görsel ağırlıklı içeriklere yöneliyor.
Yapay zeka ve otomasyonun haber üretiminde yükselişi, Z Kuşağı’nın hızlı ve kişiselleştirilmiş içerik beklentilerine cevap verirken, etik ve doğruluk konularında medya kuruluşlarına önemli sorumluluklar yüklüyor. Z Kuşağı, güvenilir ve şeffaf habercilik taleplerini yüksek tutuyor.
Ayrıca alternatif medya ekosistemleri ve bağımsız içerik üreticileri, Z Kuşağı arasında hızla popülerleşiyor. Bu durum, geleneksel medya markaları için hem rekabet hem de güvenilirlik sınavı anlamına geliyor.
📈 DHL eCommerce’in 24 ülkede 24.000 tüketiciyle gerçekleştirdiği “2025 E-Ticaret Trendleri Raporu”, Türkiye'deki dijital alışveriş alışkanlıklarının hızla değiştiğini gösteriyor. Türkiye'de tüketicilerin yüzde 90'ı, yapay zeka destekli alışveriş özelliklerini görmek istiyor. Alışverişçilerin yüzde 53'ü halihazırda sesli komutla alışveriş yaptığını belirtiyor. Bu eğilim, markaların artırılmış gerçeklik, yapay zeka asistanları ve sesli arama gibi çözümlere daha fazla yatırım yapmalarını zorunlu kılıyor.
Sosyal medya uygulamaları da Türkiye’de alışverişin ana kanallarından biri haline geliyor. Tüketicilerin yüzde 75’i sosyal medya üzerinden alışveriş yaptığını söylerken, yüzde 81’i 2030’a kadar bu platformların birincil alışveriş alanı olacağına inanıyor. Viral içerikler, karar verme sürecinde belirleyici hale gelmiş durumda; katılımcıların yüzde 86’sı bu tür içeriklerden etkilenerek satın alma yaptığını ifade ediyor.
Alışveriş deneyiminde hız, kolay takip ve iade süreçleri marka sadakatini etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca tüketicilerin yüzde 82’si sürdürülebilirliği önemsiyor, yüzde 37’si ise çevresel kaygılar nedeniyle alışverişten vazgeçtiğini belirtiyor.
🤖 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkçe büyük dil modeli geliştirilmesini desteklemek amacıyla “Sektörel Uyarlama Projesi” için proje başına 50 milyon TL’ye varan hibe desteği sağlayacak. Amaç, Türkçe'nin yapay zekadaki temsil gücünü artırmak, modelleri sektörlere özel şekilde uyarlamak ve teknolojik bağımsızlığı güçlendirmek.

🧐 Boyner Grup’un 10 yıl önce sadakat programı olarak başlattığı Hopi, artık bir “müşteri teknolojileri şirketi” olarak konumlanıyor. Hopi CEO’su Elif Ateşok Şatıroğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, şirketin büyüme yolculuğu ve 2024 Perakende Raporu’nun sonuçları paylaşıldı.
Hopi Büyüme ve Veriden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mihrican Ünlü’nün açıklamasına göre, “Perakende 2024’te müşterinin sadakatiyle hayatta kaldı.” Sadık müşteriler, harcamalarını reel bazda %73 oranında artırdı. Bu oran 2023’te %58’di.
Rapora göre:
2024’te AVM mağaza gezme oranı %38 azaldı, müşteri sayısı %9 arttı.
2025’te müşteri sayısı sabit kalırken, mağaza gezme oranı %11 yükseldi.
Büyükşehirlerde “kendine yatırım”, küçük şehirlerde “ihtiyaç odaklı” alışveriş öne çıktı.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de giyim ve ayakkabı harcamaları reel olarak 10 puan arttı.
Kozmetik harcamaları büyükşehirlerde 2 katına çıktı.
Küçük şehirlerde akaryakıtın cüzdan payı 2, ev dekorasyonunun 1,3 kat arttı.
Özel günlere dair veriler de dikkat çekici: Sevgililer Günü son dakikacıların, yılbaşı ise planlı tüketicilerin dönemi oldu. Ancak Kurban Bayramı ve Babalar Günü, Black Friday’den %20 daha fazla alışveriş yoğunluğu getirmesine rağmen, markaların hazırlıksızlığı cirolara olumsuz yansıdı.
✋ Yaratıcılık dünyasının en prestijli buluşmalarından biri olan Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali, bu yıl 16–20 Haziran tarihleri arasında 72. kez kapılarını açtı. Festival, yapay zekâdan markalama stratejilerine, yaratıcılığın geleceğine dair kritik tartışmaları gündeme taşıyor.
Mediacat ekibi ise etkinliği yerinden takip ederek aynı zamanda TikTok ve Reklamcılar Derneği iş birliğiyle özel bir içerik serisini hayata geçirecekler(miş):
Inside the Lions 2025: Creativity Unlocked.
17–19 Haziran tarihlerinde yayınlanacak video serisi, şu sorular etrafında derinlemesine içerikler sunmayı hedefliyor:
“Yapay zekânın sektördeki rolü nasıl dönüşüyor?”
”Yaratıcılık, teknolojinin gölgesinde mi yoksa onunla birlikte mi parlıyor?”
”Markalar değişen tüketici davranışlarına karşı nasıl stratejiler geliştiriyor ve Türkiye, bu küresel yaratıcılık arenasında nasıl bir konum alıyor?”
💰 YouTube, Oxford Economics verilerine atıfta bulunarak hazırladığı yeni bir raporda, 2024 yılında ekosisteminin 490 binden fazla tam zamanlı istihdam yarattığını ve ABD'nin gayrisafi yurt içi hasılasına 55 milyar dolar katkı sağladığını açıkladı.
Rapora göre 2022'ye kıyasla YouTube ekosisteminin yarattığı istihdam 100 bin adet, gayrisafi yurt içi katkısı katkısı ise 20 milyar dolar arttı. Bu rakamların, içerik üreticilerinin yanı sıra sahne arkasında çalışanları da kapsadığı belirtildi.
🤖 Profound tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, büyük yapay zeka platformlarının içerik üretirken hangi kaynaklara ne ölçüde güvendiğini detaylı bir biçimde ele alıyor.
En dikkat çekici veriler:
ChatGPT
%47.9 oranında Wikipedia'ya dayanıyor.
Reddit, Forbes, G2 gibi kaynaklar geride.Google AI Overviews
En çok alıntı yaptığı kaynak Reddit (%24.2)
YouTube, Quora ve LinkedIn gibi sosyal & profesyonel ağlar dengeli şekilde yer alıyor.Perplexity
%46.7 oranla Reddit açık ara önde.
YouTube, Yelp, TripAdvisor gibi kullanıcı odaklı kaynaklar dikkat çekiyor.

Yer İşaretleri
Hasçelikler, evcilik ve oyun: 'O' düğünün ardından - Deniz Dursun, Duende
“Ne anlattıkları, nasıl anlaşıldıkları, hangi amaçla, ne çeşit temsiller kurdukları bir yana, Hasçelikler’in her türlü sosyo-politik analizi aşan bir tarafı var. İçimizdeki nostalji arzusunu harekete geçiriyor, bizi güldürüyor ya da kızdırıyor olabilirler. Ama her şeyin ötesinde hayatın yaşamaya değer, keyifli, basit ve oyunsu yanını hatırlatmaları çok güzeldi.”
AI use is becoming more common on social media. Should brands use it—or shun it? - Jennimai Nguyen, Marketing Brew
Mountainhead’in anlattıkları: Güç, veri ve para akışını yöneten tekno-baronlar - Çiğdem Öztabak- Quando
“Mountainhead" filmi, gerçekçi senaryosuyla mutlak kontrol arayışındaki teknoloji baronlarının zihnine büyüteç değil, adeta bir otopsi lambası tutuyor. "Succession" dizisiyle tanınan Jesse Armstrong, teknoloji CEO’larının kibrini öyle uçlara taşıyor ki karakterler, ahlaki denge ve toplumsal fayda fikrini tamamen yitiriyor.”
Dijital “Bharat”ın kapısını aralamak - Kerem Rızvanoğlu, Mediacat
“Hindistan; 1,4 milyar nüfusu, 2024 itibarıyla 751,5 milyona ulaşan internet, 462 milyona ulaşan sosyal medya kullanıcısı ve ülkede 22’si resmi olmak üzere konuşulan 121 farklı dil ve 19 bin 500’den fazla lehçeyle, markalar için kullanıcı deneyimi bağlamında benzersiz bir laboratuvar.”
Dijital Dönüşüm Yorgunluğu - Mehtap Demir, Fast Company
“Dijital dönüşüm, şirketlerin rekabet gücünü koruması için kritik öneme sahip olsa da, sürekli dönüşüm çabaları çalışanlarda yorgunluk ve tükenmişliğe yol açabiliyor. Global araştırmalar, birçok organizasyonun bu süreçlerde başarıya ulaşmakta zorlandığını ve dönüşüm yorgunluğunun giderek arttığını ortaya koyuyor…”

Kapanış Notu
Bu haftanın belki de en fazla gözden kaçan ama stratejik olarak en çarpıcı gelişmelerinden biri, WhatsApp’ın “Durum” sekmesine reklam entegre etmesiydi. Meta’nın bu adımı, yalnızca yeni bir reklam alanı yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda dijital reklamcılığın sessizce geçtiği eşiği de temsil ediyor: Kullanıcının özel alanı ile platformun ticari alanı arasındaki çizgi giderek silikleşiyor.
Bugüne dek “Kişisel Alan” olarak korunan, doğrudan kullanıcı ile yakın çevresi arasında dönen etkileşim alanlarına artık markalar da sızıyor. Bu, reklamın erişim aralığını genişletmesinden ziyade, medya planlamasında bağlamın yeniden tanımlanması anlamına geliyor.
Artık mecra sadece “Nerede görünüyoruz?” sorusunun değil, “Hangi duygusal frekansta ve hangi dikkat penceresinde yer alıyoruz?” sorusunun da cevabını vermek zorunda. Çünkü kullanıcı davranışı, yalnızca maruz kalma ile değil, o maruz kalma anındaki niyet, ortam ve duygusal durum ile şekilleniyor.
Meta’nın reklamı statik ve dikkat çekici bir alanın ötesinde, akışkan, gündelik ve hatta mahrem deneyimlere entegre etme stratejisi, medya yatırım kararlarını yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Bu, “görünürlük” merkezli performans ölçümlerinden “ilişki kalitesi” ve “bağlam uygunluğu” gibi daha incelikli metriklere geçişin de habercisi.
Kozmonot olarak, bu dönüşümleri yalnızca takip etmekle kalmıyor, stratejik bir perspektifle çözümlemeye ve sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Çünkü dijital pazarlama artık sadece “gözleri yakalamak” değil, güveni kazanmak ve dikkat ekonomisinde anlamlı izler bırakmakla ilgili.
Haftaya yeniden burada, bir adım öteden bakmak üzere. 👋





